• Ex Machina

    Ex Machina

    ★★★

    "Senden nefret eden bir şey yaratmak garip değil mi?"

    Dünyanın en önemli teknoloji şirketinde yazılımcı olarak çalışan Caleb bir ödül sebebiyle insanlardan uzakta yaşayan, şirketin ceosu da olan, Nathan'a gitme hakkı kazanır. Fakat burada aslında işler istediği bir tatilden ziyade kafa yoran bir deney halini alır. Caleb bir yapay zekanın sınırlarını tahmin etmek zorunda kalacaktır.

    Aslında ben bu filmin çoğu yönüne bayıldım. Bir bilim kurgu filmi olarak gerçekten insana uzun bir şekilde düşündürebiliyor. Hatta insanın filmi izlerken duraklatıp bir saat…

  • Ted

    Ted

    ★★

    "İsa'nın ne yaptığına bakın"

    Küçük bir çocuk doğum gününde aldığı bir hediyenin canlanıp bir dost haline gelmesini istemiştir. Çocukluğu biraz yalnız geçtiği için aslında bu bir mucize gibi gelir ve evet bu mucize gerçekleşmiştir. Tabi hayat devam eder ve çocuk büyür de büyür. Ancak ayısı yani Ted'i asla bırakamaz. İş hayatına ve evlilik hayatına atılan John'un bir seçim yapması gerekir.

    Bir komedi filmi izlerken normalde en büyük amacımız herhalde o filmi izlerken gülmek olur. Bu tabi kişiden kişiye değişir ancak…

  • The Father

    The Father

    ★★★★

    "Paris mi? Orada İngilizce bile konuşmuyorlar!"

    Herkesin hayatında bir kere olsun düşündüğü bir meseledir yaşlanmak. Yaşlanınca ne olacak hangi hastalıklara kapılacağım? Kimsenin yaşlanmayı istemediğini de biliriz. Peki yeterince empati kurabiliyor muyuz? İşte bu filmde bu mesele anlatılıyor. Yaşlı bir babanın yaşlılığıyla mücadelesini öyle gerici şekilde anlatıyor ki empati kurma dışında şans bırakmıyor film

    Yaşlılığın etkilerini gün geçtikçe daha kuvvetli hisseden Anthony, gerçekçi ve korkutucu bir deneyim ile bizleri baş başa bırakıyor. Kendi zihninden, gerçeklikten şüphe duymaya başlarken hayata olan bakış…

  • Minari

    Minari

    ★★★★

    "Büyükanne Kore gibi kokuyor"

    Koreli bir aile Amerika'ya yeni bir hayat için ve aslında hem maddi hem de manevi olarak büyük bir değişim için yaşam kurmaya gidiyorlar. Karşılaşacakları zorlukları bilseler de en azından riske değer olduğunu biliyorlar. Bu film o kadar şey anlatıyor ki, duygular şelalesine kapılıp gidiyorsunuz. Ağlayacak gibi olup aniden gülebilir ya da bir baskı altında kalabilirsiniz. İzleyiciyle adeta oyun oynuyor ve beklentilere sokuyor sonra da gerçeklerle yüzleştiriyor.

    Sinematik bölümüyle ilgilendiğimizde gözümüze çok etkileyici detayları sunmuyor film. Daha…

  • Nomadland

    Nomadland

    ★★

    "Parlar bazen sıcacık gözü cennetin, ve çoğu kez solar altın rengi teninin"

    Bu inceleme spoiler içermektedir. Ama korkmayın çünkü bu filmde spoiler verilebilecek bir şey yok. Zamanında herkesin dilinden düşürmediği bu filmde izlenebilecek şeyler sadece bir kadının bakış açısından ekonomiyi seyretme rolüne ilişkin detaylar olacağını düşünmüştüm ki düşündüğümden çok farklı oldu.

    60 yaşlarına bir kadın olan Fern, şehirdeki ekonomik krizden etkilenen biridir ve hayatındaki neredeyse her şeyi kaybeder. Ardından ise minibüsüyle bir göçebe hayatı yaşamaya başlar. Filmde bolca görebileceğimiz Amazon…

  • Suspiria

    Suspiria

    ★★★★

    "Sihir her yerde, bütün dünyadadır."

    Bu film hakkında bir özet geçecek olursam tam anlamıyla sinemaya yansıtılmış bir korku masalı diyebilirim.

    Amerikalı bir genç kız olan Suzy, dünyanın en iyi bale okullarından birine gitmek üzere Almanya'ya gider ve okula gittiği ilk andan itibaren esrarengiz olayların arkası kesilmez. Büyücülük, cadılık gibi kavramlar çok ilgimi çeken türden olmasa da bu filmde öyle güzel bir sanat anlayışı var ki, izlerken gözlerimi ekrandan almak çok zordu.

    Filmde sert renk kontratları son derece yoğun uygulanmış ve…

  • Lux Æterna

    Lux Æterna

    "Işıklarla ne yapıyorsun?"

    Kırmızı, mavi, yeşil, siyah, kırmızı, mavi, yeşil, siyah

    İki aktrisin kendi rollerini üstlendiği bu filmde anlatılan konu aslında bir film çekiminden daha fazlası. Film yapım sanatı, oyuncunun zanaatları ve inançların kendi içerisinde oynadığı rol gibi kavramlara ışık tutmaya çalışıyor. Filmin 50 dakikalık versiyonunu izlediğim için eklenen 15 dakikalık kısmı izleme ihtiyacı duymadım ve buna istinaden izlemedim. Bu kısım zaten izleyiciyi delirtme üzerine kurgulandığı için çok da ilgilenmedim açıkçası.

    Filmin yapısı çok değişik yönlere ışık tutabilecek bir yapıya…

  • Saint Maud

    Saint Maud

    ★★★

    "Kimse istemediği bir şeyi görmek istemiyor"

    İliklerime kadar ürperttiğini söyleyemem... (Hype bazen beklentiyi yükseltebiliyor)
    Hastanede yaşadığı bir olaydan dolayı travma yaşayıp kendini dine adayan bir hemşire olan Maud, eski bir dansçı olan fakat kansere yakalanan bir kadının malikanesinde ona hizmet etmek üzere çalışmaya başlıyor. Olaylar bu şekilde başlıyor fakat tahmin edilemez bir yöne doğru evriliyor. Hikayeye girişte film zorluk yaşıyor olsa da çok gecikmeden senaryoyu eline alıyor.

    Kurgusal anlamda başarısız olduğunu düşündüğüm noktalardan başlarsak öncelike gözüme çarpan kısım tabii ki…

  • Snowpiercer

    Snowpiercer

    I won't eat protein bar anymore...

  • Snowpiercer

    Snowpiercer

    ★★★★

    "Ben şapkayım, siz de ayakkabı"

    Dünya küresel ısınmanın getirdiği bir felakete sürüklenmektedir. Dünyanın yaşanamayacak yer haline gelmesinden endişelenen bilim adamları yeni bir fikir ile gelir ve dünyanın ısısını yapay yollarla azaltma seçeneğini mantıklı bulur. Cw7 gazını atmosfere salmaya başlarlar ve bu ilk bakışta işe yarıyor olarak gözükür. Dünyanın ısısı azalmıştır fakat çok fazla azalmıştır. Tehlike kendini gösterdiğinde iş işten geçmiştir ve tüm insanlık ölmüştür, felaket yaşanmadan önce Willford trenine binenler hariç. Bu trende başlıyor hikaye ve dünya düzenini 1001 vagonluk…

  • The Green Mile

    The Green Mile

    ★★★★★

    "Yoruldum patron"

    Bir film her konuda başarılı olabilir mi? Bir hapishane görevlisinin hayatından kesit halinde sunulan bu senaryo yaşlı bir adamın huzurevindeki bir arkadaşına anlattığı kadarıyla sunuluyor. Asıl önemli mesele de bu. Hikayenin doğru olup olmadığı değil de ne mesaj verdiği önemli.

    Film ilk dakikasından itibaren dolu bir senaryo yapısına sahip. Asla sıkmıyor ve karakter yapıları çok iyi oluşturulmuş. Oyunculuklar zaten bambaşka bir boyuta taşımış filmi.

    Senaryosuyla, karakterleriyle, kurgusuyla 3 saatlik dram dolu bir serüveni inanılmaz bir sürükleyicilik ile yaşatan bir film var karşımda.

    10/10

  • Drive

    Drive

    ★★★★½

    "Hey, kürdan ister misin?"

    Sabahları film dublörlüğü ve akşamları ise yasa dışı işlere bulaşan bir sürücünün yolculuğunu konu ediniyor film. Bir aşk filmi de aynı zamanda. Bir çok olguyu bir araya getirmekte öyle başarılı ki, bir baş yapıt olmaya çok yaklaşıyor.

    Filmin senaryosu aslında detaylı değil. Gayet anlaşılır ve basit bir senaryoya sahip ama öyle güzel işlenmiş ki, filmin başlangıcında nightcall çalan sahnedeki kamera açıları dahi çok iyi. Filmin müzikleri zaten atmosfere fazlasıyla uymakla kalmıyor bir de bizi seksenler havasına…