• Paterson

    Paterson

    ★★★★

    sade ve basit bir mutluluk.

  • Demolition

    Demolition

    ★★★★

    sonsuzluk ve bir gün süren yas filmi için bırakacağım bir parça.
    "Something hides in every night
    Brings desire from the deep
    And with it comes a burning light
    To keep us from our sleep
    And as the full star tries his best to make the white pearl shine
    Glances of a new day have arrived
    And though he's not alone, he fears to never love another
    And leave his heart forever with her smile
    Habibi, light is burning
    As I am burning
    Habibi, light is burning
    As I am yearning"

  • A Hidden Life

    A Hidden Life

    ★★★★★

    malick'in tüm filmlerinden sonra kısa bir dua edilir.

  • Love Letter

    Love Letter

    ★★★★★

    お元気ですか?私は 元気です.

  • Never Gonna Snow Again

    Never Gonna Snow Again

    ★★★½

    aşırı karmakarışığım. bir yandan tamam diyorum sanki olacak gibi bir yandan gözlerim yere devriliyor. yönetmen belli ki sıkı bir tarko fanı. filmde bol bol mirror,stalkerdaki sahnelerden görüntülere yer verilmiş. sadece görüntüler de değil. genel olarak verilmek istenen mesaj için aynı kaynak kullanımı söz konusu. soyut olanla somut, doğu ve batı, mistisizm ve spritüalizmin şatafatlı, kapitalist hayatlara tesiri... her bilinçdışı olaya dokunulacağı anda max richter'ın sleep albümünden parçalara yer verilmesi de manidar.

    yönetmenin bir yandan istenen her şeyi anlamsız bir gizem…

  • Love Songs

    Love Songs

    ★★★★

    louis garrel ve müzikal kombinasyonunda borçlu çıkan ben oldum

  • Maelström

    Maelström

    ★★½

    gece yatmadan önce 500 gr büryan yemişim gibi bir his

  • 2046

    2046

    ★★★★

    In the mood for love'ın sonu budist tapınaklarından birinde çatlaklardan birine fısıldama şeklinde "geçmiş onun için tozlu bir penceren bakar gibi, görebildiği ama dokunamadığı bir şeydi. gördüğü her şey bulanık ve ona çok uzaktı." sözleriyle biter. Kar-Wai çözülme noktasını 2046'ya bırakmak istemiş ve yapıştırmış.

  • The Return

    The Return

    ★★★★★

    insanı alnının çatından vuran bir film. zvyagintsev'in soğuk arka plan atmosferi bu film içerisinde de geçerli olmuş. yalnız film sizi boğup boğup bir kenara atmıyor. bir yerlerde filmin ana palet rengi olan mavi donukluğundan sıyrılıp iç ferahlatıcı bir hal alabiliyor, doğa canlı bir suret haline girip insanı sarmalıyor, denizin öngörülemez karanlığı ve ufuk çizgisi bir bütün halinde harmanlanarak veriliyor.
    film içerisinde güçlü bir baba eleştirisi mevcut. baba, otorite, sistem, devlet, iktidar, tanrı... tüm sembolleri kapsayan bir idea. var olan bu…

  • The Seventh Seal

    The Seventh Seal

    ★★★★★

    bilmek mi yoksa sadece inanmak mı? teslim olmak mı yoksa direnmek mi? bilemem. kasabalı kızın dizlerinin üzerindeki "artık bitti" kısmında fişimi çektim çoktan.

  • Mary Queen of Scots

    Mary Queen of Scots

    ★★

    entrikası az geldi, olmamış

  • A Visitor to a Museum

    A Visitor to a Museum

    ★★★★★

    “Tanrım, kim oturacak senin gezici mabedinde?
    Kim mesken tutacak senin kutsal tepeni?
    Ve bilenler senin adını tevekkül edecekler sana” yazıldığı gibi
    “saklayacaksın onları sırrında varlığının”
    Tanrım kalbime kavrayış zerk et
    Ver her gün avare gezenin günahlarını bağışla
    Ki günahkar ruhum tanısın hakikatini
    Çünkü bu dünyayı mesken tutan kördür
    Ve nihayetsiz karanlığa gömülüdür
    Beni bırakma Tanrım
    Karşında duruyorum tanrım
    Ve ruhum avucunda toz gibi
    Tanrım cennetin kralı
    Sonsuzca yıldızla elinin içinde
    Duy yakarışını bir kum tanesinin
    Çünkü kum taneleri sayısızdır
    Ve zamanın çölleri sınırsızdır
    Nasıl ulaşacağım sana
    Kim cüret edecek bakışını çevirip gözünü dikmeye senin nurlu ismine
    Kim kavrayacak senin sınırsız gizemini
    Tanrım, Tanrım duy yüreğimin yakarışlarımı"